Bir odaya hayat katmanın en hızlı yolu çoğu zaman yeşil bir dokunuştur. El dokuma kilim ile ilgili bitki seçimi, ışık miktarına ve bakım alışkanlıklarına göre değiştiği için sabit bir reçete yok. Az bakımla uzun ömürlü duran türleri ve doğru konumlandırmayı inceledik.
Moda olan her detayi ayni mekanda toplamak yerine bir ya da iki guclu vurgu secmek daha akilli bir yol. El dokuma kilim ile ilgili kararlarda gecici hevesleri kucuk aksesuvarlara, kalici tercihleri buyuk parcalara birakabilirsiniz.
Yeni baslayanlarin en buyuk avantaji, kalici olmayan adimlardan ilerleyebilmesidir. El dokuma kilim ile ilgili ilk denemelerinizi tekstil, aydinlatma ve aksesuar gibi kolay degistirilebilir katmanlarda yapin. Buyuk mobilya ve sabit uygulamalari, mekani birkac hafta yasadiktan sonra karara baglayin.
Bu nedenle, Manisa genelinde iklim, konut tipi ve yerel malzeme gelenegi el dokuma kilim konusunda belirgin farklar yaratir. Nemli bolgelerde nefes alan yuzeyler one cikarken, kuru ve sicak iklimlerde serinletici renk ve dokular tercih edilir. Yerel ustalarin uzmanlasti alanlar da secenekleri dogrudan etkiler.
Akustik ozellikle acik planli evlerde ve ev ofisi kullaniminda belirginlesir. Ses yansimalarini kirmak icin karsilikli iki bos duvardan birini tekstil veya panelle yumusatmak yeterlidir.
Sert zemin ve cok sayida cam yuzey, mekanda yankiya yol acar ve evi soguk hissettirir. Kalin hali, dokuma perde ve dolu kitapliklar sesi emerek konforu ciddi olcude artirir.
Ayrıca, kucuk olcekli isleri kendiniz yaparak hem tasarruf edersiniz hem de mekanla baginiz guclenir. El dokuma kilim ile ilgili raf takmak, kasnak boyamak ya da kilif dikmek yeni baslayan icin uygun projelerdir.
Çoğu durumda, tek bir tavan armaturuyle butun odayi cozmeye calismak golgeleri sertlestirir ve mekani yorgun gosterir. El dokuma kilim konusunda birkac dusuk seviyeli isik kaynagi cok daha sicak bir atmosfer kurar.
Gardırop kavramı, mekânın genel karakterini belirleyen ve diğer seçimleri yönlendiren bir başlangıç noktası olarak düşünülebilir. Uygulamada önce bu ögeyi merkeze alıp çevresindeki renk, doku ve mobilya kararlarını ona göre şekillendirmek daha tutarlı bir sonuç verir. Tek bir odada birden fazla güçlü ögeyi yarıştırmamak, bütünlüğü korumanın en kolay yoludur.
Kısaca, dar alanlarda ayaklı ve zeminden yükseltilmiş mobilyalar tercih etmek, gözün altta boşluk görmesini sağladığı için mekânı ferahlatır. Depolama alanlarını duvarın yukarısına taşımak, açık raf yerine kapaklı dolap kullanmak ve tek bir büyük ayna ile ışığı çoğaltmak da işe yarayan yöntemlerdir. Çok sayıda küçük obje yerine az sayıda büyük parça kullanmak dağınık görüntüyü önler.
Bitkiyi mekâna göre değil, mekânın ışık ve nem koşullarına göre seçmek gerekir; kuzey cephelerde zamiokulkas ve sansevieria, bol ışıklı odalarda ise incir ve palmiye türleri rahat yaşar. Tek büyük saksı, dağınık duran çok sayıda küçük saksıdan daha etkili bir odak oluşturur. Saksı malzemesini ve rengini odadaki diğer detaylarla uyumlu seçmek görüntüyü toplar.}
Oturma grubunda sehpa ile koltuk arasında yaklaşık 40 santimetre, geçiş yollarında ise en az 70 santimetre boşluk bırakmak konforlu bir kullanım sağlar. Halının en az ön ayakların altına girecek genişlikte olması, oturma alanını görsel olarak birleştirir. Tabloların merkezi göz hizası kabul edilen 145 santimetreye denk gelecek şekilde asılması dengeli bir görünüm verir.
Oturma gruplarında halının en azından koltukların ön ayaklarını içine alması gerekir; tamamen mobilya altında kalan küçük halı odayı daralttır. Yemek masasında ise sandalyeler geri çekildiğinde bile halının üstünde kalması için her yönde 60 ila 70 santimetre pay bırakılmalı. Koridor ve geçiş alanlarında düşük havlı, kaymaz tabanlı modeller hem güvenli hem uzun ömürlüdür.}
Bununla birlikte, Türkiye geneli genelinde artan daire ölçüleri düşünüldüğünde, çok amaçlı mobilyalara yönelmek artık bir tercih değil neredeyse zorunluluk.